21 Nisan 2017 Cuma
Hiç beklenmedik bir ölüm!” “Vakitsiz” “Erken!” “Sürpriz!”
14 Nisan 2017 Cuma
KÖRLERİN KÖYÜNDE
Ahmet Sağırlı
10 Nisan 2017 Pazartesi
Hitler, Almanları nasıl kandırdı?Kaynak: Hitler, Almanları nasıl kandırdı? - Arslan BULUT

***

Dural, Hitler'in sloganlarını o dönemin afişlerini de fotoğraflı olarak göstererek hatırlatıyor:
-Ein volk, ein Reich, ein Führer! Gror Deutfchland!
Yani, tek millet, tek devlet, tek lider! Büyük Almanya!
-Ein volk, ein Führer, ein "Ja"
Yani, tek millet, tek lider, tek evet!
Diğer afişler şöyle:
-Tanrı Bizimle!
-Sen Almanya'sın büyük düşün!
-Büyük Almanya için 10 Nisan'da evet!
-Adolf Hitler sizin için tablo gibi yollar yaptı.
-Bu köprüyü Adolf Hitler'e borçluyuz.
-Führer size 11.5 milyon metreküp kömür verdi, siz de ona oyunuzu verin.
-Liderimiz Adolf Hitler alkol ve sigara kullanmaz.

***
Dural, metinde özetle şöyle diyor:
-6 Kasım 1932'de yapılan seçimlerde, Adolf Hitler'in bir darbe ile el koyduğu ve başkanı olduğu Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi, yüzde 33,1 oy alıp, 196 milletvekili kazanarak birinci parti oldu.
-30 Ocak 1933'te Adolf Hitler, Başbakan oldu.
-27 Şubat 1933'te Alman Meclis binası Reichstag yakıldı. Ertesi gün Hükümet, Olağanüstü Hâl ilân etti.
-Saldırıdan komünistler sorumlu tutuldu ve SA'lar insan avı başlattılar. Gerçekte Reichstag'ı Hitler'in emriyle yakanlar SA'lardı. (SA'lar, 1921'de Hitler tarafından kurulan, yasa dışı silâhlı bir kuruluştu. Sonradan yasallaştırıldı ve Hitler'in iktidarını sürdürmesini sağladı.)
-Başbakan Hitler, terörle etkin ve hızlı mücadele için Parlamentoya Yetki Yasası Teklifi sundu.
-Oylama günü SA'lar, meclise gelen Sosyal Demokrat milletvekillerini içeri sokmadı.
-24 Mart 1933'te "Yetki Yasası", 441 evet, 94 hayır oyu ile kabul edilerek, Alman Meclisi'nin bütçe yapmak ve uluslararası antlaşmalar yapmak gibi temel yetkileri, dört yıl süre ile kabineye, dolayısıyla Başbakan Hitler'e devredildi ve Meclis'in çalışmalarına bu süre için ara verildi.

-Yetki Yasası 1937 ve 1941'de yenilendi, 1945 yılına kadar Parlamento 12 yıl kapandı.
-Adolf Hitler, ülkeyi "Olağanüstü Hal Kararnameleri"yle yönetmeye, devleti kendisine göre şekillendirmeye başladı.
-30 Haziran 1934: "Uzun Bıçaklar Gecesi" diye anılan gece, önde gelen muhaliflerin yüzden fazlası katledildi, binden fazlası tutuklandı. Cinayetler, SS'ler ve rejimin gizli polisi Gestapo tarafından işlendi.
-2 Ağustos 1934'te Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg öldü. Hitler, Cumhurbaşkanlığı makamını da üstlendi. Bunun için bir Anayasa değişikliği hazırlattı ve 19 Ağustos 1934 tarihinde referanduma gidildi. Yüzde 89,93 "evet" oyu ile Hitler'in hem Cumhurbaşkanı hem Başbakan olmasına onay verildi. Hitler, "führer" ilân edildi.
-Hitler, anayasanın 46. maddesi ile verilen, "bütün memurların (Beamte - Üst Kademe Kamu Yöneticileri) atanması ve azledilmesi" yetkisini kullanarak devlet kadrolarını kendisine biat edenlerle doldurdu.

-47. maddeye göre Alman ordusunun tam yetkili başkomutanı oldu. 48. maddedeki orduyu kullanma yetkisiyle, orduyu halkın muhalif kesiminin üzerine sürerek, faşist Almanya diktatörlüğünü kurdu.
-31 Ağustos 1939'da, Polonyalı kılığına bürünmüş Alman askerleri, Almanya sınırları içindeki Çekya'dan Alman sınır ilçelerine saldırdı.
-Başkomutan Hitler, 1 Eylül 1939'da bu bahaneyle, Polonya'ya saldırdı ve 2. Dünya Savaşı başladı!
-Savaş, 17 milyonu Alman olmak üzere, 65 milyon insanın hayatına maloldu!
***
Yorum sizin! Karar da sizin!
1 Mart 2017 Çarşamba
fıkra
“VEZİRLER huzura çıkmışlar:
Padişahım hazinenizde para kalmadı, yeni vergilere ihtiyacımız var diyerekten…
Padişah kavuğunun altından kafasını kaşımış:
Eeee! Ne vergisi koyalım diye sormuş…
Vezirler:
Köprülere adam koyalım, her girenden bir akçe alsınlar!
Padişah:
Tamam demiş.
* * *
Aradan bir süre geçtikten sonra sormuş vezirlerine:
Nasıl, halk hayatından memnun mudur? Herhangi bir şikayet var mıdır?
Hiçbir tepki yok sultanım! Ancak gelen para çok az.
İyi o zaman köprünün diğer tarafına da bir adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın!
Aradan yine bir süre geçmiş, padişah tekrar sormuş vezirlerine:
Var mı halinden şikayet eden?
Yoktur efendimiz!
Halkının tepkisizliğine hem kızan, hem de para kazandığı için sevinen padişah gürlemiş:
Köprülerin ortasına da
birer adam koyun, geleni geçeni oracıkta becersin!
Bu kadar tepkisiz toplum olur mu canım!
* * *
Aradan birkaç gün geçmiş, halktan yine bir tepki gelmediğini gören padişah tekrar çağırmış vezirlerini.
Bu nasıl iştir, adamları becerttiğim halde tepki vermiyorlar!
Bunun nedenini öğrenmek istemiş…
Halkı dinleyelim hele bir demiş.
Gitmişler hep birlikte köprüden geçenlerin yanına…
Padişah ahaliye sormuş:
Halinizden memnun musunuz, var mı bir şikayetiniz?
Kimseden ses yok!
* * *
Padişah tekrar:
Ulan demiş, taş üstünde taş, omuz üstünde baş komam! Varsa şikayeti olan hemen söylesin.
Padişah böyle gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmuş:
Padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya, hani o bizi beceren adam!..
Eeee! demiş Padişah bir umutla… O benim adamımdır, ne olmuş ona?
Bu kez, cesaret bulan ahalinin çoğunluğu ses vermiş:
Allah sizden razı olsun biz sayenizde becerilmekten çok memnunuz. Ancak akşamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, eve geç kalıyoruz. Mümkünse köprünün ortasına birkaç adam daha koysanız da sırada beklemesek!
Padişah konuşmuş:
Ey halkım, demek ki siz becerilmek istiyorsunuz, bu iş hoşunuza gitti, öyle mi?
Tepki göstermekten korkan omurgasız ve yalaka ahalinin hepsi olmasa bile bir kısmı yanıt vermiş:
Siz ne emrederseniz biz ‘Evet' deriz sultanım, sayenizde becerilmeye de alıştık!”
* * *
Kıssadan hisse:
Referandumda “Evet” çıktığı takdirde sıra hepimize gelir mi, birileri (her kimler ise!) köprünün ortasına, bu işten hoşlananlar için “Takviye eleman” gönderir mi!
Göreceğiz bakalım!